Yüksek kolesterol, basit bir anlatımla kan dolaşımınızda çok yağ olduğunun ifadesidir. Yağların damar cidarlarına yapışmaya başlamasıyla beraber, damar ve koroner damar sertliği oluşur. Sonucunun kalp krizi olduğunu hepimiz biliyoruz.
Bir yandan yediğimiz peynir, kırmızı et, sütlü gıdalar, LDL kolesterolün yükselmesine neden olurken, diğer yandan stresin de bu oluşumu hızlandırdığını unutmayalım.
Karaciğer, hormonların yapımında kullanılmak üzere 10 adet yumurta şansına bedel 1500 mg. kolesterol üretmektedir. Temelde vücudumuz için gerekli bir işlemdir. Öyleyse kolesterol LDL nasıl zararlı olabiliyor? Elmanın, ortadan kesildikten sonra havada okside olup kahverengi olması gibi, LDL kolesterol de, kolesterolün okside olmuş şeklidir. Belirli miktardan fazlası zararlıdır. Okside olmuş kolesterol, damar cidarları için bir enflamasyon nedenidir ve tahriş olan damar cidarı da kolesterolün yerleşeceği ortamı sağlar ve plaklar oluşur. Bu oksidasyonun önüne geçebilmenin tek yolu, birçok hastalıkta önerdiğimiz antioksidanların kullanımıdır. Vitamin C ve E, glütation’dur.

Antioksidanlar, kolesterolü okside eden serbest radikal oksijen moleküllerini nötralize eder, bu operasyon sırasında C ve E vitamin molekülleri yok olurlar. Dolayısıyla, vücudumuzda her gün bu antioksidan molekülleri yenilemek durumundayız.
Günde 1000–4000 mg. vitamin C, kalp krizi riskini azaltır. En önde giden antioksidan savaşçıdır. Arkasından vitamin E gelir. Günde 800 1U doğal vitamin E önerilir.
Vücudunuzdaki glütation seviyesinin antioksidan uygulaması sırasında önemi vardır. Destek sağlamak amacıyla günde 3000 mg. N-asetil sistein ve glütation kullanımı uygun olur.
Alınan fazla kolesterol, bağırsaklarda lifli gıdalar, elma pektini ile absorbe edilir ve ertesi sabah bir laksatif ile dışarı atıldığında amaca ulaşılmış olunur.