Posts Tagged ‘yağları yakın obezite’

Diyet Programınızı Kendiniz Yapın

Çarşamba, Ağustos 12th, 2009

Zayıflamak ve daha az yemek yemek için tek 1 yolmu var?

Tabi ki de hayır, Tüm diyetler kişiye özel ve yalnız size göre olmalıdır! Her yıl yaz aylarına doğru diyet kitapları kitapcılarda raflarda yerini alır. Bu çok da şaşırtıcı birşey değil çünkü birçok kadın ve erkek zayıflamak kilo vermek istiyor. İnternetten edindikleri ya da kitaplardan okudukları beslenme programlarını uygulayarak kilo vermeye çalışıyorlar. Gerçekte en popüler diyet kendi yazdığınız diyetinizdir.Kendinize nasıl diyet programı yazacağınızı merak ediyorsanız buyurun önerilere;

Karbonhidratlı yiyecekleri azaltın

Çok basit görünen ama aslında uygulaması zor bir öneridir. Beyaz ekmek, kek ve şekerlemelerden uzak durmak gerçekten çok zordur. Ama eğer iddalı iseniz karbonhidrat tüketimini azaltmalısınız. Eğer çok enerji harcıyorum karbonhidrata ihtiyacım var diyorsanız, kepekli, tam tahıllar ile ekmeklerden çok az miktarlarda tükmeniz en doğrusudur..Ara ve ana öğünleri belirleyerek 5 6 porsiyon günlük yemek yiyin.

İsveç Diyeti İle 1 Haftada 6 Kilo Verin

Çarşamba, Ağustos 12th, 2009

İsveç diyetiyle haftada 6 kilo vermeniz mümkün! Ancak bu diyet, B grubu vitaminler açısından yetersiz kabul edildiğinden 6, en fazla 13 günün sonunda ara verilmesi şart koşuluyor.1. gün Kahvaltı:Kahve, 1 kesme şeker
Öğle yemeği: 2 katı yumurta, 100 gram haşlanmış ıspanak, 1 domates
Akşam yemeği:200 gram biftek, zeytinyağlı limonlu yeşil salata

2. gün Kahvaltı: Kahve, kesme şeker
Öğle yemeği: 1 dilim salam, 100 gram yoğurt.
Akşam yemeği: 200 gram biftek, sadece yeşil salata, 1 meyve

3. gün Kahvaltı: Kahve, 1 kesme şeker, 1 dilim şeker, 1 dilim kızarmış ekmek
Öğle yemeği: Haşlanmış ıspanak, 1 domates, 1 meyve
Akşam yemeği:2 katı yumurta, 1 dilim salam, yağsız yeşil salata

4. gün Kahvaltı:Önceki günle aynı.
Öğle yemeği: 1 katı yumurta, 1 rendelenmiş havuç, 25 gram yağsız beyaz peynir
Akşam yemeği: Yarım bardak portakal suyu, 100 gram yoğurt

5. gün Kahvaltı: Şekersiz çay ve rendelenmiş havuç (limonlu)
Öğle yemeği: 200 gram limon ve tereyağlı haşlanmış balık ya da ton balığı
Akşam yemeği: 200 gramlık 1 biftek, salata, brokoli

6. gün Kahvaltı: 1 kahve, kesme şeker
Öğle yemeği: 2 katı yumurta, 1 büyük rendelenmiş havuç
Akşam yemeği: 200 gram derisi alınmış tavuk ve salata

Diyetin kuralları
* Diyette belirtilenin dışında ve belirtilen miktarın haricinde çay, kahve ve meşrubat içilmesi gerekiyor.
* Günde 2 litre su içilmesi şart koşuluyor.
* 3 aydan kısa sürede diyeti tekrarlamamanız gerekiyor.
* Aynı gün içinde öğle ve akşam yemekleri kişinin isteğine göre yer değiştirebilir.

Kalori Nedir?

Salı, Ağustos 11th, 2009

Kısaca Kalori enerjiyle eşdeğerdir. Bu enerji yiyeceklerin yakılması ile açığa çıkar. Yiyeceklerin kalori miktarını ölçen ve kalorimetre adı verilen alet, bir su tankı ve onun içine batırılmış, yüksek basınçlı oksijen bağlantısı olan çelik bir kaptan oluşan basit bir düzenektir.

Kalorisi ölçülecek yiyecek çelik kaba konulur, oksijen verilerek tutuşturulur. Yanma bitince kabı çevreleyen sudaki ısı yükselmesi ölçülür. Derece olarak ısı yükselme miktarı ile kilogram olarak suyun ağırlığı çarpılınca sonuç doğrudan (gıda uzmanlarının kullandığı) kalori miktarını verir.

İnsanlar bu şekilde yiyeceklerin kalori miktarlarını ölçerken bir şeyin farkına vardılar. Hangi yiyeceğin içinde olurlarsa olsunlar bütün protein türlerinin bir gramları aynı miktarda kalori veriyorlardı. Aynı şeyler yağlar ve hidrokarbonlar için de geçerliydi. Protein ve karbonhidratların her bir gramı 4, yağların ise 9 kalori içeriyordu.

Bu yüzden yiyecekleri tek tek yakarak kalori miktarlarını ölçmeyi bıraktılar. Bir yiyecekte kaç gram yağ, protein ve karbonhidrat olduğu biliniyorsa iş kolaydı. Protein ve karbonhidrat gramajlarını 4, yağınkini ise 9 ile çarparak yiyeceğin toplam kalori miktarı bulunabiliyordu.

Yine de kalorimetre ile insan vücudu arasında küçük bir fark vardır. Kalorimetrede yiyeceğin tümü yakılır. Vücutta ise yağın yüzde 2’si, karbonhidratın yüzde 5′i, proteinin de yüzde 8′i sindirilip parçalanmadan yani enerjiye dönüşmeden vücuttan çıkar gider. Hassas değerlendirmelerde bu farkı hesaba katmak gerekir.

Bilimsel olarak kalori; 1 gram suyun ısısını 1 derece yükseltmek için gerekli enerji miktarıdır. Gıda ve fizik dalı ile uğraşanlar arasında enerjinin birimi ile ilgili garip bir anlaşmazlık vardır. Gıda uzmanlarının 1 kalori dedikleri değer aslında bilimsel olarak 1.000 kalori yani 1 kilokalori ‘ dir.

Vücudun ihtiyacı olan kalori miktarı, söz konusu kimsenin yaptığı işle ilgilidir. Sözgelimi, yaklaşık olarak 50 kiloluk bir kimsenin her gün için 1680 kaloriye ihtiyata vardır. Fakat bu durum, tam bir dinlenmeyle geçirilen gün içindir. Eğer masa başı işi gibi yorucu olmayan bir şeyde çalışıyorsa, vücudun kalori ihtiyacı her gün için 3360 kaloriye çıkar. Ağır işte çalışıyorsa, vücudun sağlıklı ve gerektiği gibi çalışması 6720 kalori ihtiyacı doğurur.

Günde 5 Porsiyon Meyve Tüketin

Cumartesi, Ağustos 8th, 2009

Yaz aylarında dengeli beslenmeye daha fazla önem verilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, günde en az 5 porsiyon meyve tüketilmesi tavsiye edildi.
Sağlık Bakanlığı: Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında dengeli beslenmeye daha fazla önem verilmesi gerektiğine dikkat çekerek, günde en az 5 porsiyon meyve tüketilmesi tavsiyesinde bulundu.
Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında dengeli beslenmeye daha fazla önem verilmesi gerektiğine dikkat çekerek, günde en az 5 porsiyon meyve tüketilmesi tavsiyesinde bulundu.
Sağlık Bakanlığı, yaptığı bilgilendirme açıklamasında, yaz aylarında vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması gerektiğinin önemini vurguladı, “Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesi ve her gün 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) su içilmesi gerekir. Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler tüketilmeli, kafein içeren içecekler yerine süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmeli” denildi.
Açıklamada, yaz aylarında besinlerin daha kolay bozulduğu ve bunları yiyenler arasında zehirlenme vakalarının görüldüğü de hatırlatıldı, çabuk bozulan et, yumurta, süt ve balık gibi besinlerin saklanmasına özen gösterilmesi istendi.

Dört Ölümcül Diyet Hatası

Cumartesi, Ağustos 8th, 2009

Kıştan kalan birkaç kilo fazlanızı vermek için bahardan beri uğraşıyorsunuz ama henüz gözle görülür bir değişik elde edemediniz mi? Belki de diyet yapmaya çalışırken doğru olmayan kararlar verip, kilo vermenizi engelleyecek sonuçlara mı neden oluyorsunuz?
Fazla kiloluluk veya şişmanlık sorunu olanların yaptıkları birçok yanlış var, ama dört ortak yanlışın çok sık yapıldığı anlaşılıyor. İşte o yanlışlar…
YANLIŞ 1: Yağı azaltırsam, daha kolay kilo veririm
Kilo vermeyi planlayanların çoğu zaman farkına bile varmadan yaptıkları bir yanlış bu. Nedeni “Yağ kaybı için az yağ yemek şart” düşüncesidir. Eğer yiyeceklerinizdeki yağ miktarını azaltırsanız aynı anda karbonhidrat miktarını arttırmak zorunda kalırsınız. Yani (yeteri kadar doymadığınızdan) daha çok şeker, patates, beyaz pirinç, unlu yiyecekler ya da makarna yemeye başlarsınız.
Bu durumda kalori tasarrufu yapacağım derken daha fazla kalori alırsınız. Bu yiyecekler kan şekeri ve insülin düzeylerini hızla ve çok fazla artırdıklarından aldığınız fazla kaloriler kolayca yağa dönüşür. Kısacası bu çok önemli yanlışın bedeli kanda trigliseridin, şekerin artması, iyi kolesterol HDL’nin azalması ve kalça genişliğinizin biraz daha fazlalaşmasıdır.
Düşük yağlı diyetleri yapanları ikna eden en önemli önerme “vücutlarında biriken yağın nedeninin yiyeceklerdeki yağ olduğu” yanlışıdır. Gerçekten de yağdan alınan kaloriler, protein ve karbonhidrattan daha fazla olabilir. Ama ne var ki, besinlerden alınan yağların azaltılması kilo kontrolünde işe yaramıyor. Yiyeceklerindeki yağ miktarını, yüzde 40-45’lerden yüzde 30’lara indiren Amerikalılarda şişmanlık sorunu ikiye katlandı. Günlük enerjilerinin neredeyse yüzde 40’ını yağlardan karşılayan zeytinyağı düşkünü Giritlilerin ise böyle bir sorundan haberleri bile yok.
YANLIŞ 2: Tatlı-unlu hiçbir şey yememeliyim
Kilo yönetimini sabote eden yanlışlardan biri de “enerji yoğunluğu” düşük diyet ürünlerinden veya popüler diyet planlarından medet ummaktır. Bu düşünce ve yaklaşım da en az düşük yağlı beslenme yanlışı kadar sık yapılmaktadır. Sadece lahana veya kabak çorbası yiyerek ara öğünlerde yalnızca diyet ürünleri tüketerek ana öğünleri “3S Formülü” (salata, sirke, su) geçiştirerek kilo vermeye çalışanlar kısa bir süre sonra pes etmektedir. Bu yaklaşımla kısa vadeli bazı başarılar sağlansa bile yine aynı tehditler kısa sürede kapımızı çalacaktır: Lezzetsizlik, tekdüzelik ve sosyal yaşama uyumsuzluk bu “lezzet mağduru diyetleri” de kısa sürede rafa kaldırmanıza yol açacaktır. Kısacası, tatlı ve unlu karbonhidratları tamamen unutmak da yeteri kadar iyi sonuç vermiyor.

Kısa zamanda ve buna rağmen sağlıklı bir çerçevede kilo verebilmek için gereken tek şey biber hapı olsa da bazı insanlar halen bunun farkında olmadıkları için obezite sorunu halen büyümektedir.