Archive for the ‘Dört ölümcül diyet hatası’ Category

Fast Food Yiyecekler Sağlığa Oldukça Zararlıdırlar!

Cuma, Ocak 21st, 2011

1970′te Amerikalılar hamburger, patates kızartması ve diğer fastfoodlara 6 milyar dolar harcadılar. 2000′in başında fastfood için yapılan harcamalar 110 milyar doları geçmişti. Bunun gibi, Yemek Savaşının yazarı Kelly Brownell 1977′de on çocuktan birinin öğünlerini fastfood restoranlarında geçirdiğini ama 1996′nın başında bu oranın üç öğünden biri hâline geldiği sonucuna ulaşıyor. Amerikalılar artık fastfooda, yüksek eğitimden, bilgisayarlardan, bilgisayar yazılımlarından ya da yeni arabalardan daha çok para harcıyor. Amerika Tarım dairesinden Dr. Alanna Moshfegh 1988 ve 1994 yılları arası Sağlık ve Beslenme Denetleme Anketi’nin yakın teftişini inceleyerek “enerji deposu, besin olmayan maddelerce fakir” yiyeceklerin Amerikalı çocukların günlük enerji alımının % 30′undan fazlasını oluşturuyorken, bugün tatlandırıcı ve tatlılarla birlikte toplamın aşağı yukarı % 25′ine tekabül ediyor.

Yakınlarda 4700 Amerikalıya uygulanan bir anket geçtiğimiz 24 saatte tüketilen yiyeceklerin % 25′inin “boş kaloriler”den, çoklukla “enerji deposu” burgerler, patates kızartmaları ve pizzalardan ibaret olduğunu ve tuzlu atışürmalıkların ve meyve sularının ek olarak yüzde 5′lik bir kısım oluşturduğu sonucuna varmışur. Aromalı sodalar alınan tüm kalorilerin % 7.1 ‘ini oluştururken, meyve, kabuklu yemiş ve sebze gibi besin değeri yüksek yiyecekler tüm kalorilerin sadece yüzde onu kadardı. Fast food yiyecekler çöp yiyeceklerdir siz değerli kırmızı Meksika Biberi tableti kullanıcılarının bu tarz sağlıksız çöp yiyeceklerle beslenmesini açıkçası istemiyoruz. Bunun yerine kendi kltürümüze ait, son derece doğal ve sağlıklı yiyeceklere yönelmenizi tavsiye ediyoruz.

Abur cubur tüketimindeki bu şaşırtıcı artışı ne tetiklemiş olabilir? Sadece aşağıdaki istatistikleri göz önünde bulundurun:

  • Gıda endüstrisinin yıllık 30 milyar dolar reklam bütçesi vardır.
  • Söylentilere göre McDonald’s bir reklam kampanyasına 500 milyar dolar harcarken, günde beş tabak meyve ve sebze yemeyi teşvik etmek için Ulusal Kanser Enstitüsü yılda aşağı yukarı 1 milyon dolar harcamaktadır.
  • McDonald’s ve Coca-Cola’dan her biri 2004′te reklama 1,7 milyar doları aşkın harcama yapmıştır.
  • Abur cubur reklamları şu anda 3 yaşından itibaren çocukları hedef almaktadır.
  • Abur cubur pazarlamacıları 2002′de yalnız çocuklara yönelik pazarlamada tahminen 15 milyar dolar harcamıştır, bunun gıda reklamlarına harcanmış tüm dolarların yarısına tekabül ettiğini belirtelim!

Tüm bu veriler size lezzetli görünen ve sağlıksız bir şekilde kilo almanıza neden olan hazır yiyecekler ve abur cuburlar için ne kadar büyük bir çalışma yapıldığının, kullanıcıların bu yiyeceklere yönlenmesi için milyar dolarlık reklamlar yayınlandığının bir göstergesidir. Biz Biber Hapı kullanıcılarından bu oyunlara gelmemelerini ve sağlıklı, doğal yollarla beslenmelerini rica ediyoruz. Zira bu yiyeceklerin tek zararlı sonucu kilo aldırmaları değildir. Kilo vermek Acı biber hapı saysinde artık bir sorun olmaktan çıkmıştır ancak bu yiyecekler çeşitli sağlık sorunlarına yol açmakta, içki ve sigaranın yanında sağlığa zararlı maddelerden biri haline gelmektedirler.

Aerobik Aktiviteleri Azar Azar Yaşamınıza Sokun

Pazartesi, Aralık 20th, 2010

Özellikle aerobik gibi daha geleneksel egzersiz yöntemleri kesinlikle yapmaya değer egzersizlerdir. Hafif egzersiz yaklaşımı insanları hareketsiz yaşamından kurtarmak için harika olsa da araştırmalara göre daha yoğun ve daha uzun süreli egzersizlerin büyük faydası bulunmaktadır. Bu belirli bir noktaya kadar doğrudur. Günde 20 dakikalık bir egzersiz, 40 dakikalık bir egzersiz kadar etkin olmasa da 40 dakikalık egzersizin iki kat fayda sağladığı söylenemez. Yatırımınızın dönüşü doğrusal olarak artmamaktadır. Aynı şekilde günde bir adet kırmızı Meksika biber hapı kullanmak doğru olandır ve sizi sağlıklı bir şekilde zayıflatır. Eğer siz günde 2 biber hapı kullanmanın sizi iki katı daha fazla zayıflatacağına inanıyorsanız yanılıyorsunuzdur. Doğal ve bitkisel olmasına karşın Biber hapı tableti de bir ilaçtır. Dolayısıyle Biber hapı kapsülünün fazla dozlarda alınması bir takım sorunlara, baş dönmesine, mide bulanmasına neden olabilir.

En büyük faydayı sağlayacak kişi hiçbir şey yapmamaktan bir şeyler yapmaya başlayacak olandır. Günlük sıfır dakikadan 20 dakika egzersize çıkmak sağlığa önemli bir fayda sağlar. Bundan sonra faydalar artmaya devam ederken (süre ve yoğun tempo nedeniyle) ilk değişim kadar büyük bir fayda sağlamaz. Bu durum yakın zamanda gerçekleştirilen bir araştırma ile gösterilmiştir.

Araştırmada yürüyüşün tip 2 diyabet riski üzerindeki etkilerini görmek için yaşları otuz ile elli beş arasında değişen 70.102 kadın incelenmiştir. Günde 18-33 dakika yürüyüş yapan kadınların tip 2 diyabet riski % 27 azalmıştır. Günde ortalama 86 dakika, (yani günde yaklaşık bir buçuk saat ve üzeri) yürüyüş yapan kadınların riski % 42 oranımda azalmıştır. Riskteki yaklaşık % 50 azalma, günlük 3 katı fazla yü rüyüş gerektirmiştir. Benzer araştırmalar da yürüyüş ile kalp hastalıkları ve felç arasında aynı sonuçları göstermektedir.

Ek fayda sağlamak istiyorsanız hızlı yüıüyüş, koşu, yüzme, bisiklet, ya da birçok spor aletiyle egzersiz yapabilirsiniz. Bunlar mükemmel aktivitelerdir. Çeşitlilik amacıyla ve kasLarınıza aşırı yüklenme yapmamak için farklı spor türleri arasında değişim yapabilirsiniz.

Ne İçtiğinize de Dikkat Edin!

Pazar, Aralık 19th, 2010

Bir fincan kahvedeki asitler kortizolünüzü on dört saate kadar yüksek seviyede tutar. Eğer bütün gün kafeinli içecekler yudumlarsanız, stres reaksiyonunuzu hiç durmadan açarsınız kısa dönemli enerjiniz tükenir, başka bir fincan daha alır, hormon döngüsünü tekrarlarsınız ve bir bağımlıya dönüşürsünüz. Böylece metabolizmanızı bir hayli yormuş olursunuz ki Biber Hapı Meksika kullanıyorsanız bünyenizi fazla yormak önerilmeyen bir durumdur. Kafein aşırı uyarmaları kötüye kullanır ve en sonunda böbreküstü bezlerinizin çökmesine neden olur; ayrıca vücudunuzdaki gerçek stresin uzun dönemli etkilerini de zorlar:

Beyninize oksijen akışı yavaşlar, bağışıklık sisteminiz baskılanır, aşırı kortizol iştahınızı arttırır ve yağların karnınızda yığılmasını teşvik eder, son olarak da devam eden insülin artışları insülin direnci oluşturmaya katkıda bulunur.

Üstüne tuz biber ekercesine, gün boyunca içtiğiniz kafein dinlenmeniz gerektiği zaman gece yeterince uyumanıza engel olabilir ve uykusuzluğun insülin direncine neden olduğunu biliyorsunuz. Kola ve kahvedeki fosforik asit, kalsiyumu absorbe etmenize müdahale eder. Bu kalsiyum eksikliği ve kafeinin kendisi kemiklerinize karşı acımasız olmasının yanı sıra, göğüs hassasiyeti, sinirlilik ve tedirginlikte artış da dâhil olmak üzere PMS semptomlarını daha da kötüleştirebilir. Ulusal Bilimler Akademisi kafeinli içeceklerin, günlük su alım miktarınızda sayılabileceğini iddia eden bir rapor yaymladı fakat bana sorarsanız bu düzmece bir şey. Kafein siz tam toksinleri atmaya çalışırken, değerli suyu vücudunuzdan alan bir idrar söktürücüdür. Susuz kaldığınızda, kan hacminiz kaslarınıza ulaşabilecek oksijen miktarını azaltarak ve oksijenin yağ yakmada daha az etkin olmasına neden olarak düşer. Burada bir fikir çatışması yok: Suyunuzu sudan alın.

Bu fırsatı yeşil çaya geçmek için kullanın. Yine kafein artışı yaşayacaksınız ancak yeşil çayın siz dinlenme halindeyken yağ oksidasyonunu ilerlettiği gösterilmiştir, ayrıca obeziteyi önlediğine ve insülin duyarlılığını iyileştirdiğine inanılıyor Yeşil çay aynı zamanda göğüs ve prostat kanseri riskini de azaltır. Fakat erkekler dikkat etsin: Yeşil çayın işe yaramasının bir nedeni de vücutta dolaşan cinsiyet hormonlarını azaltmasıdır. Yani östrojenin tehlikeli seviyelerini düşürmede etkili olurken, aynı zamanda testosteronu da düşürür yavaş gidin. Günde bir fincandan fazla içmeyin.

Kendinizi günde bir ila iki kafeinli içecekle sınırlayın ve içtiğiniz her kafeinli içeceğe karşılık fazladan bir bardak su için. Öğlene kadar ikisini de için. Kafeinin sisteminizden akşam vaktine kadar tamamen çıkmasını istiyorum.

Gün içinde hangi içeceği ne kadar tükettiğinize dikkat edin ve ne kadar sağlıklı olursa olsun hiç bir şeyin aşırısına kaçmayın. Bakın Yeşil çay da kırmızı meksika biberi gibi oldukça sağlıklı bir bitkidir ancak onun da fazla tüketilmesi bir takım sorunlara yol açabilmektedir. bu nedenle sağlığınız için yemek konusunda olduğu gibi içecek konusunda da kendinize dikkat edin.

Değişimi Sağlayabilmek için Biber Hapı’ndan Destek Alın

Salı, Kasım 16th, 2010

İnsanlar değişim yapmaya çalışırken başarısız olduklarından bahsederler hep. Mavi renkte tabaklarım vardı gidip kırmızı renkte olanlarını aldım derler. Ama akıllarına puantiyeli olanı ya da desenli olanını almak gelmez; çünkü beynin belirli işleyişi içinde yapar değişimi. Tabii ki yine de tüm bunları değiştiriyor olmasından ötürü de büyük bir kazancı vardır.

Ama benim anlatmaya çalıştığım, değiştireceğiniz şey bile sizin otomatiğinizde olmasın. Fark etmeye çalışın, beyninizdeki düşünceleri fark etmeye çalışın, yapacağınız değişimleri fark etmeye çalışın. O zaman bu bahsettiğim uygulamalar bir işe yarayacaktır. O zaman iştahınızda gerçekten fark edebileceğiniz değişimler yaşayacaksınız, aynı şekilde fiziksel görünüşünüzde de. Dediğim gibi tüm bunlar otomatikteyken, çok yemek yeme, şişmanlık, mutsuzluk gibi diğer her şey de otomatiktedir.

Fazla kilolarınızdan kurtulmak için yaptığınız değişikliklerin faydalı olmadığını düşünüyorsanız bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur. Her şeyi en başından itibaren gözden geçirin. Düzenlemeler yapın. Buna rağmen başarısız olacağınıza inanıyorsanız Meksika acı biber hapı takviyesi alın. Tamamen bitkisel ve doğaldır. Kullanmaktan çekinmeyin. Kırmızı biber hapının vereceği güvenle hayatınızda yapmaya çalıştığınız değişikliklerde başarıya ulaştığınızı fark edeceksiniz.

Değiştirebildiğiniz kadar çok şeyi değiştirin. Sabah uyandığınızda aklınız karışsın. Hemen elinizi attığınızda sabun buradaydı demeyin. (Dağınık olanlar, dağınıklığın içinde bile muazzam bir düzen olduğunu çok iyi bilirler. Bir başkası o dağınıklığın içinde hiçbir şey bulamazken, dağınıklığı yaratan kişi eliyle koymuş gibi her şeyi bulur. O odayı topladığınızda esasında o kişinin kafası karışır ve her zaman bulduğu şeyleri bulamaz olur; çünkü o dağınıklığın içinde de bir düzen ve bir otomatikleşme vardır. O yüzden bahsettiğim şey dağınık olmak demek değildir.)

Vücudumuzda Neden Yağ Birikir?

Pazar, Ekim 31st, 2010

Rejimin yağlandırma etkisi üzerine ilk kanıt yarım yüzyıl önce Dr. Ancel Keys tarafından yürütülen bir çalışmadır. 1944 yılında Dr. Keys ve Minnesota Üniversitesi’ndeki meslektaşları, uzun süreli ve sıkı enerji (kalori) kısıtlamasının psikolojik ve fiziksel etkilerini araştırmalarına olanak tanıyan bir çalışma tasarladılar. Kampus yurdunda yaşayan 32 kişiyi denek olarak kullanıp 24 hafta boyunca kişilerin alışkın oldukları kalorinin yarısından biraz azını tüketerek rejim yapmalarının sonuçlarını kaydettiler.

Beklendiği üzere tüm denekler kilo verdi. Ancak yine beklendiği gibi rejim yapmadıklarında hepsi verdikleri kiloları geri aldılar, üstelik sadece verdikleri kiloları almakla kalmayıp bir çoğu birkaç kilo fazlasını aldı ve bu fazlalıkların hepsi yağ olarak alındı. 6 denek vücut yağlarında öncesine oranla ortalama dört buçuk kilo artışla ilk kontrollü “yo-yo rejimi” deneyimini yaşadılar.

Bu olgunun açıklaması geçmişimizin derinliklerinde yatmaktadır ve genetik mirasımızla ilgilidir. Avcı toplayıcı atalarımız zamanında, bir sonraki besinin ne olacağı konusunda her zaman bir belirsizlik söz konusuydu. Kıtlık zamanlarının çok az besinle yaşanan dönemler olması nedeniyle insan vücudunun bolluk zamanlarında tüketilenleri stoklaması önemliydi. Yağı etkin olarak stoklamayı öğrenen vücutlar hayatta kalıp bu beceriyi yeni nesillere aktararak üremeyi sürdürdüler; diğerleri ise yaşamlarını yitirdi. Bu ziyafet ve kıtlık dönemlerinin mirası “tasarruf geni” olarak bir sonraki kıtlık için yağı istif eden genetik bir yatkınlıktır. (Bu istifleme çeşitli biyokimyasal düzenlemeler ve güçlü bir temayül ile başarılmıştır. Bolluk zamanlarında kanda normal seviyenin üzerinde bulunan ensülin vücudun milyarlarca yağ hücresinin istifleme kapasitesini büyük ölçüde artırmaktadır.)

Doğal olarak avcı-toplayıcı nesillerin torunlarının vücutları son zamanların olgusu olan bilinçli açlık ile yıllar önce yaşanan kıtlık sorununu birbirinden ayırt edemez. Kısa sürede verilen kilolar mutlaka geri kazanılacaklardır. Bu yüzden sizlere tamamen doğal bir şekilde zayıflatan Acı biber hapı seçeneği ile zayıflamanızı öneriyorum. Çünkü Kırmızı Biber Hapı sizin kilolarınızı geri almayacak şekilde zayıflamanızı sağlayacak şekilde üretilmiştir. Sağlık için de herhangi bir tehlikesi olmadığı için güvenle kullanabilirsiniz.

Kısa zamanda ve buna rağmen sağlıklı bir çerçevede kilo verebilmek için gereken tek şey biber hapı olsa da bazı insanlar halen bunun farkında olmadıkları için obezite sorunu halen büyümektedir.