Archive for the ‘Diyet programınızı kendiniz yapın’ Category

Yemek Zevkinden Mahrum Kalmadan Zayıflamak

Çarşamba, Kasım 24th, 2010

Sağlığınız için yeterli müktarda hayvansal gıda da tüketmeniz gereklidir. Merak etmeyin. Detoks programınız bu şekildeki bir uygulama ile asla bozulmayacağı gibi kaliteli hayvansal protein eksikliğine de maruz kalmasınız. Zira kaliteli hayvansal protein alımındaki yetmezlik, unutkanlık, kansızlık ve hastalığa duyarlılıkla kendisini belli eder. Detoks programını kaliteli ve yağsız veya yağ oranı mümkün olduğunca az kaliteli hayvansal proteinle desteklediğiniz müddetçe bu programın yararını görebilirsiniz. Aksi takdirde yararından ziyade zararına maruz kalacağınızdan kuşkunuz olmasın.

Türk toplumu olarak irademizi fazla zorlamayacak, lezzetin ve görselliğin ön planda olduğu bir mutfağa sahip olduğumuzu belirtmiştim. Yani böyle bir topluluğa, sizlere ve özellikle bir Antep’li olarak lezzetli el yemeklerinden tamamı ile uzaklaşıp bitkisel menüye geçmek şeklindeki önerinin hem uygulanabilirliği olmayacak mantıksız bir öneri olacak hem de sağlıksız olacaktır. Bunun yerine benim önerim her gıda maddesinden yeeri kadar almaktır. Eğer fazla kiloluysanız Meksika biber hapı kullanın. Acı biberin zayıflama mucizesini görün. Fazla bir çaba sarf etmeden kırmızı biber hapı sayesinde zayıflarken vücudunuz için gerekli ve yemekten zevk aldığınız bütün besin maddelerini tüketebilmeniz de işin en keyifli yanı.

Üstelik her ne kadar sağlıklı gıdaları, sağlıklı beslenme şeklini öğreniyor olsak da iradeyi daima hesaba katmak zorundayız. İradesine yenilen ve yemeğin verdiği hazza, zevke önem veren pek çoğumuz ağırlıklı olarak eti tüketmeye devam edecektir. Tabii bu arada kabızlık, basur ve hazımsızlık sorunları da devam edecektir. İşte böyle bireyler olarak yoğun et tüketimine devam ediyor durumdaysak, hiç olmasa bazı günler kereviz, enginar ve bu sebzelerin suyunu ve kerevizi tüketerek bağırsakları çalıştırabiliriz. Böylelikle yoğun şekilde aldığımız ve bağırsak duvarına yapışan hayvansal proteinler bağırsak yüzeyinin, kerevizin artırdığı safra asitleri ile uyarılmasına bağlı olarak artan bağırsak hareketleri ile bu sürecin belli dönemlerinde atılabilecektir. Sağlıklı bağırsaklarınızın olması aynı zamanda biber hapıyla zayıflarken biber hapının daha etkili emilmesini sağlayacaktır.

Değişimi Sağlayabilmek için Biber Hapı’ndan Destek Alın

Salı, Kasım 16th, 2010

İnsanlar değişim yapmaya çalışırken başarısız olduklarından bahsederler hep. Mavi renkte tabaklarım vardı gidip kırmızı renkte olanlarını aldım derler. Ama akıllarına puantiyeli olanı ya da desenli olanını almak gelmez; çünkü beynin belirli işleyişi içinde yapar değişimi. Tabii ki yine de tüm bunları değiştiriyor olmasından ötürü de büyük bir kazancı vardır.

Ama benim anlatmaya çalıştığım, değiştireceğiniz şey bile sizin otomatiğinizde olmasın. Fark etmeye çalışın, beyninizdeki düşünceleri fark etmeye çalışın, yapacağınız değişimleri fark etmeye çalışın. O zaman bu bahsettiğim uygulamalar bir işe yarayacaktır. O zaman iştahınızda gerçekten fark edebileceğiniz değişimler yaşayacaksınız, aynı şekilde fiziksel görünüşünüzde de. Dediğim gibi tüm bunlar otomatikteyken, çok yemek yeme, şişmanlık, mutsuzluk gibi diğer her şey de otomatiktedir.

Fazla kilolarınızdan kurtulmak için yaptığınız değişikliklerin faydalı olmadığını düşünüyorsanız bir şeyleri yanlış yapıyorsunuzdur. Her şeyi en başından itibaren gözden geçirin. Düzenlemeler yapın. Buna rağmen başarısız olacağınıza inanıyorsanız Meksika acı biber hapı takviyesi alın. Tamamen bitkisel ve doğaldır. Kullanmaktan çekinmeyin. Kırmızı biber hapının vereceği güvenle hayatınızda yapmaya çalıştığınız değişikliklerde başarıya ulaştığınızı fark edeceksiniz.

Değiştirebildiğiniz kadar çok şeyi değiştirin. Sabah uyandığınızda aklınız karışsın. Hemen elinizi attığınızda sabun buradaydı demeyin. (Dağınık olanlar, dağınıklığın içinde bile muazzam bir düzen olduğunu çok iyi bilirler. Bir başkası o dağınıklığın içinde hiçbir şey bulamazken, dağınıklığı yaratan kişi eliyle koymuş gibi her şeyi bulur. O odayı topladığınızda esasında o kişinin kafası karışır ve her zaman bulduğu şeyleri bulamaz olur; çünkü o dağınıklığın içinde de bir düzen ve bir otomatikleşme vardır. O yüzden bahsettiğim şey dağınık olmak demek değildir.)

Biber Hapı ve Zihniniz Yardımıyla Zayıflayacaksınız

Pazartesi, Kasım 1st, 2010

“Otuzundan sonra kilo alınır.” diye bir inanç vardır. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? Acaba kaçınız gerçekten otuzundan sonra kilo alması gerektiği için aldı? Kaçınız inandığı için kilo alma sürecini başlattı?

Biber Hapı ile zayıflarken her akşam vakumla yağlarınızın alındığını düşünün. Zihninizi buna inandırın. Zihinde kendinizi fit canlandıramıyor musunuz, bir elektrik süpürgesi yardımıyla, fazla yağları zihninizde vakumlayın. Nerenizde fazlalık görüyorsanız, fazlalıklarınızı makineyle çekin. Ta ki güzel bir fiziğe kavuşuncaya kadar. Düzeltin her yerinizi. Cildinizi gerginleştirin, parlamasını sağlayın. Sonra kırışıklarınıza bir operasyon yapın. Bunları zihninizde yapabilirsiniz, yeter ki hissedin. Gerçekten her gün bunu hissedin. Sizin de Biber hapı ile zayıflamayı başaran insanlardan hiçbir farkınız yok. Tek yapmanız gereken, ilacınızı alıp yapmak istediğiniz değişimi zihninizde bir doktor edasıyla yapın. Hatta yanınıza güvendiğiniz birini alın. Operasyona tek başına girmeyin.

Önce göbek bölgenizdeki yağları çekin, çekin, çekin… Elektrik süpürgesi yetersiz olursa daha güçlü bir makine kullanabilirsiniz. Bütün fazla yağları karnınızdan çekin ve fit bir karnınız olsun. Sonra bacaklara gelin, kalçaları düzeltin şimdi. Sonra kollar. Ne var ne yok, bütün fazla yağları çekin. Şöyle kendinize bakın fazlalık kaldıysa tekrar makineyle geçin oraları. Zayıflayacağınıza inanın. Güzel ve fit bir vücuda sahip olacağınıza inanın. Biber hapı kapsülü zaten bunu sağlayacak. Siz de olumlu şeyler düşünerek ve kendinizi motive ederek bunun daha kısa sürede ve daha sağlıklı olmasına yardımcı olun.

Şimdi de gelelim gençlik iksirine, cildi düzgünleştirin. Cildi yumuşatıcı dökmüş gibi, tüm kırışıklıklar açılmaya başladı. Evet evet yapın bunu zihninizde, daha canlı görünmesini düşünmeye ihtiyacınız var bir parça ışıltı atın yüzünüze, gençlik iksiri sizin zihninizde ve beyniniz hangi kimyasalların size iyi geleceğini biliyor. Bu kimyaların ne olduğunu siz bilmek zorunda değilsiniz, önemi yok. Siz sonucu gösterin beyninize ve o yapsın. Yani doktora gittiğinizde o işin nasıl yapılacağını sormuyorsunuz. Ben şu sonucu istiyorum diyorsunuz, ona göre gerekli karışımı doktor hazırlıyor. Beyninizdeki doktora gidin.

Biber Hapı’nın Farkında Olmadan Zayıflamaya Çalışmak

Perşembe, Ekim 28th, 2010

Daha incenin daha iyi olduğuna inancımız bir sağlık kurumu tarafından dile getirilse bile genellikle sağlık ile ilişkili değildir. Bu olgunun en dokunaklı örneklerinden biri, bir zamanlar tanıdığım, kilosu nedeniyle kendini son derece başarısız gören bir bayandır. Yıllar önce, 1,69 boyunda ve 62 kilo olan Betty % 28 yağ oranı nedeniyle kilo fazlası olduğuna inanarak bir sağlık kulübüne üye oldu. Kulüpte kendisini, sadece ulaşmaya çalıştığı imkansız bir ideal için cesaretini kırmakla kalmayan bir de bir sonraki ay yarım kilo almış olmasından dolayı kendisini bir gün boyunca cezalandıran bir danışman tarafından yönlendiriliyordu. Böyle vakalarla karşılaşmak beni gerçekten çok üzüyor. Biber Hapı zayıflama kapsülü kullanarak zayıflayabilmek mümkünken çeşitli “zayıflama birimleri”nde kelimenin tam anlamıyla eziyet çekerek zayıflamaya çalışanların bu hallerine acımamak elde değil.

Danışmanıyla çalıştığı süre boyunca kan basıncını oldukça düşürmüş ve zaten mükemmel olan kolesterol seviyesini aynı seviyede tutmuş olması gerçeği danışmanı hiçbir şekilde etkilememişti oysa bu büyük bir başarıydı. Danışman kendisini “vücut ağırlığındaki bu ciddi eğilimi tersine çevirmek için” idmana zorladı. Kısa süre sonra Betty sağlık kulübünden ayrıldı. “Başarısızlık” utancı ve kilo verme konusundaki beceriksizliği nedeniyle “neden egzersiz ile kendimi zorlayayım?” diye düşünerek kilo kaybı için standart yaklaşımı uygulamaya karar vererek rejime başladı. Yıllarca sayısız rejim programlan uygulayarak ellili yaşlarının ortasına geldiğinde 77 kilo ağırlığındaydı ve vücut yağ oranı % 40′ı aşmıştı. Kendisini bu dönemde Virginia Üniversitesi’nde Kalp ve Damar Hastalıkları Sağlık ve Form Programı’na başladığında tanıdım. Tek hedefi, lise yıllarındaki kıyafetlerine girebilmekti. Programda son derece başarılı olmasına rağmen bir kez daha kan basıncını düşürerek aerobik kapasitesini ve dayanıklılığını artırması ona fazla kilo verdirmedi ve hedefine yaklaşamadığı için programı yine bıraktı. O, tipik bir kondisyon bıkkını, bir rejim yıkımıydı. Ki bu Biber Hapı kolaylığının farkında olmadan zayıflamaya çalışanların genel sorunudur.

Ancak bunun nedeni Betty’nin hedefini yanlış belirlemiş olmasıdır. Son 50 yıldır olduğu gibi sağlık kurumlarının, sigorta sektörü ve moda dünyasının el birliğiyle sundukları kilo standartları yüzünden, beslenme ve egzersiz alışkanlıklarımız gibi daha sağlıklı ve uzun bir ömür için çoğumuzun aslında yapmayı hedeflemesi gereken değişiklikler arada kaynar gider. Gerçekte kilo ile çok az bağlantısı olan, sağlıklı ve uzun bir ömrün gerçek göstergeleri örtbas edilir.

Biber Hapı ile Suyun Faydaları

Cumartesi, Ekim 16th, 2010

Tamamen kalorisiz olmasının yanında suyun en güzel özelliği, ne kadar içerseniz için fazla içmiş sayılmayışmızdır. Tüm vücut fonksiyonları için gerektiği gibi, vücudunuzdan atılma işlemi bile sizin için iyidir; Biber Hapı Meksika ile de beraber bolca tüketilmelidir.  Toksinlerin atılmasını sağlayıp mineral depolanmasını önleli (Bana söylenene göre, eğer böbrek taşınız olmuşsa bir daha asla su içi meyi ihmal etmezsiniz.) Su aynı zamanda vücudumuzdaki elektrolit dengesini de sağlayarak kas kramplarından (tanıdık mı geliyor?) baş ağrılarına, güçsüzlük ve yorgunluğa kadar her şeye iyi gelir. Su, bedenimizi ve ruhumuzu yenileyen mükemmel bir sıvıdır. Su, cildinize, bir kutuya sığdırabileceğiniz bütün o yüksek teknoloji ürünü gençleştirici moleküllerden çok daha iyi gelecektir. Eğer bir gençlik pınarı varsa ondan akan şey saf H20 olmalı. Bu yüzden suyla barışın biber hapı kullanın.

Sağlıklı beslenerek ihtiyacınız olan suyun yaklaşık yüzde 40′ını yiyeceklerden alabilirsiniz, ama ancak çok çeşitli sebze ve meyve tüketerek. (Biftekten çok fazla su almanız mümkün değil.) Gerisi size kalmış. Çeşitli kaynak sularını deneyip hangisinin damak zevkinize uygun olduğunu belirleyin. Biber hapı kullanmayı da ihmal etmeyin. (The Playerda her sahnede farklı bir marka ısmarlayan Tim Robbins’i hatırlayın!) Musluk suyunu tercih ediyorsanız su arıtıcı veya filtre alın. (Hatırlarsanız Fransızlar musluk sularının içilir olmadığını düşünür, ayrıca en iyi barajlardan gelen suyun tadının bile düzeltilmeye ihtiyacı olabilir.) Son olarak, mümkün olduğunca, vücuttaki suyu tüketmeyen sıvıları tercih edin. Ben çorba, bitki çayları (mucizevi özelliklerine rağmen yeşil çaydan pek hoşlanmıyorum) hatta süt ve az miktarda sulandırılmış taze meyve sularını tercih ediyorum.

Fransa’da kahve genellikle kahvaltıda ve yemek sonrasında içilir. Bazı Amerikalılar gibi gün boyunca kahve içmeyiz; bu korkunç bir alışkanlık. İlk fincan kahveden önce su içmiyorsanız, kafein uyku sırasında boşalmış su rezervlerinizden biraz daha su çalacağından güne borçlu başlamış olursunuz. Fransızlar çaydan pek hazzetmez (bunun, yüzyıllardır İngilizlerle olan sorunlu ilişkilerimizle bir ilgisi olabilir). Fransa’da eskisinden daha fazla çay salonu (siyah çay) görsem de bence bunların asıl amacı daha fazla pasta yemek için bahane arayan turistleri çekmek! Evlerde ve restoranlarda daha çok ıhlamur gibi bitki çaylarını tercih ederiz. Yüzyıllardır akşam yemeği sonrasında veya yatmadan önce içilen ve gastronomik repertuarımızın bir parçası olan bu çaylar, çok az veya sıfır kafein içerdiklerinden neredeyse saf su kadar faydalıdır.

Kısa zamanda ve buna rağmen sağlıklı bir çerçevede kilo verebilmek için gereken tek şey biber hapı olsa da bazı insanlar halen bunun farkında olmadıkları için obezite sorunu halen büyümektedir.