İnsanoğlu etçil-otçul türdendir. Bütün zamanlar yiyeceğini hem hayvan evreninden (et, balık, yumurta, süt) hem de bitki evreninden (kökler, yapraklar, meyveler, tohumlar) bulmuştur. Bu iki yönlü beslenmeyi bütün ülkelerde ve ilkel kavimlerde görüyoruz. Eğer inandığım gibi, doğa “gerçekten haklıysa” bu inanışı çürütmek için hiçbir neden görmüyorum.
Perhiz bilgisi çok eski bir bilimdir ve dağ gibi çalışmalara esin vermiştir. Günlük yiyecek ve inandığım dengeli beslenmeyle ilgili ayrıntılar bu kitabın konusu değil.
Burada yalnızca, bana diğerlerinden daha önemli gelen ve özellikle, güzellikle ilgili bir-iki savımı dile getirmek istiyorum.
Günümüzde uygulanmaması gereken örnekler ne yazık ki her gün çokça yapılıyor! Her öğle bir kantine, bir restorana dadanan kadın, erkek işçi, memur ya da subay her seferinde hemen hemen aynı mönüyü seçiyor: Şarküteri, biftek (veya tavuk) patates kızartması, peynir (veya tatlı). Bu şekilde davranmak; ağır, yağlı, “ölü” hayvani yağ ve şeker açısından zengin; selüloz, vitamin, madeni tuzlar ve özellikle oligo-elementlerden yoksun yiyeceklerle donanmış bir masada kendini bulmaktır.
Tam tersi etli ve garnitürlü büyük bir çeşitlilik öneriyorum. Bedenimizin, doğanın büyük uyumunu izlemesi için sebze, salata ve meyvenin her zaman ve olabildiğince mevsiminde yenmesini öneriyorum.
Ekmekten yanayım, doğal olarak yetişmiş tam tahıl ekmeği olması koşuluyla. (Gerçekten de zehirler genellikle kepek ve tohuma yerleşir.) Yalnızca ölü undan yapılmış, vitamin, tuz ve oligo elementlerden yoksun sanayi ürünü ekmeği önermiyorum; ayrıca onları kimyasal katkılarla kabartıyor ve elektrikli fırınlarda pişiriyorlar.
Buna karşılık kepek açısından zengin, mayayla kabaran, odun ateşinden pişen eski iyi ekmek, içinde yüksek besin değerleri barındırıyor. O hiç kimseyi şişmanlatmaz. Fazla kilolardan yakınılıyorsa iki kraker “kemirmek” yerine güzel bir dilim eski ekmek yemek daha iyi, bu şekilde daha az kuru nişasta yutmuş oluruz.
Ekmeğe ne denli eski saygınlığını kazandırmak istiyorsam, bir o denli de hayvani yağ tüketimini yere çalmayı istiyorum. Az et yiyin; yağlarını ayıklayın; tereyağını kaldırın en azından yemekte kullanmayın. (Bana gelince, ben kayıtsız şartsız iyi zeytinyağından yanayım ama çok iyi bitkisel yağlar ve bitkisel margarinler de var.) Krema, pasta ve soslarından kaçının.

Kaynak: Biber Hapı