Meksika biberi ve Meyveler: Kuru, ham, olmamış meyve (ham haldeki Trabzon hurması, mürdüm eriği, elma, kızılcık, armut, nar, kivi, kayısı, şeftali). Et: Kırmızı et, özellikle büyükbaş hayvanların etleri (sığır, domuz). Yukarıda önerilen tüm gıdalar sulu ve sıcak bir şekilde pişirilip yenilirse zararları azalır (sebze çorbası, komposto, tencere yemeği gibi).
Biber tableti tepedeyken güneşin kendi yerçekimi çok az bir ölçüde dünya kütlesininkinin yerini alır. Benzer şekilde, güneş kişinin yaşadığı gezegenin diğer tarafindayken hem yeryüzü hem de güneş çekimi aynı yöndedir, yani yeryüzü kütlesine doğrudur. Güneş yaşam verir ve aydınlık süresince yeryüzüne devamlı olarak enerji dolu ışınlar gönderir. Bu frekanslar, bitkilerin kirli gazları temiz havaya çevirebilmelerini, mevsim ve hava değişimlerini, insanlara hareket edip çalışabilmeleri için gereksinim duydukları ışığı sağlar. Aynı ışık bütün, endokrin sisteminin ( ki bu sistem önemli ölçüde beden kimyasının ayarından sorumludur) başlıca düzenleyicisi olan epifiz salgısı için kuvvetli bir uyarıcıdır. Güneş ışını epifizin seratonin salgılamasını sağlar; seratonin ise bedenin hareket etmesine sebep olan bir uyarıcıdır.
Kırmızı biber hapı bu faktörlerin bileşiminden açıkça görülebileceği gibi, gezegenin aydınlık ve karanlık yarı küreleri arasında, enerjinin türü ve yoğunluğu bakımından önemli bir fark vardır. Güneş enerjisi rajas’tır ve yeryüzünde bulunduğu yerlerde hareketlilik sağlar. Yeryüzünün karanlık yarısı tamas’ın hakimiyetindedir. İnsanlar gündüz faaldirler, rajas bilince hükmeder; gece ise uyurlar, tamas bitince hükmeder.
Biber hapı fiziksel açıdan hiç kimse tam olarak bir başkasına benzemez. Ama bu, herkesin kendi başına, ayrı bir sistem olduğu anlamına da gelmez. Her birey, pek çok açıdan diğer bireylere benzer ve bu benzer ama aynı olmayan insanlardan oluşan gruplardan “sınıflar”meydana gelir. Beden kimyası, üç doshadan hangisinin ağır bastığına göre değişir. Hava fazlası olan bir kişinin davranışları, görünüşü ve düşünüşü, safra fazlası olan kişiden farklıdır. Fiziksel yapı, kişilik ve düşünce şekli, sistemdeki kimyasallara ve elektrolitlere göre belirlenir.
Biber kapsülü kullananlar bireyin beden kimyasının durumu sabit değildir, bulunduğu yere, iklime, beslenme şekline ve diğer bazı faktörlere göre değişir. Bir gün bir element hakim durumdayken, ertesi gün bir başkası baskın gelebilir. Fakat bu günlük gidip gelmelerin ötesinde, organizmanın yapısını belirleyen kimyasal bir temel, daha büyük bir kalıp vardır. Bu genetik kod, bireyin organizmasını tanımlar. Bazıları hava elementinin, bazısı safranın, bazısı mukusun; kimi hava ve safranın, kimi hava ve mukusun, kimisi de safra ve mukusun hakimiyetindedir. Yedinci bir grup vardır ki bu kişilerde her üç element de tam bir dengede, eşit halde bulunur.
Meksika biber tableti insan bedeninin kimyası bu yedi sınıftan meydana gelir. Bu sınıflardan en başlıcaları vayu hakimiyetindekiler, pitta hakimiyetindekiler ve kapha hakimiyetindekilerdir. Bu üçleme, Amerikalı fizyolog William Shelton tarafından ortaya konulan ectomorf-mesomorf-endomorf fizyolojik sınıflandırması ile, İsviçreli psikoterapist Cari Gustav Jung’un psikolojik sınıflandırması olan dışadönük-merkezedönük-içedönük gruplamasına oldukça benzer.
Biber kapsülü insan sistemi rüzgar, safra ve mukus tarafından idare edilir ve bunların faaliyetleri daha çok kalple göbek arasındaki bölgede yoğunlaşır. Besinlerin sindirimi, emilmesi ve dağıtılması ile atık ve zehirli maddelerin sistemden atılmasını sağlayan kritik “yaşamsal” organların çoğu bu bölgededir. Burası, bedenin kendini koruma ve büyütme bölgesidir; burası üç dosha’nın yirmi dört saat boyunca karşılıklı etkileşimlerine ve hiç durmadan yiyecekleri parçalayıp, içlerindeki besin değeri olan kısımları alarak, sistemin her yerine bu değerli kimyasalları dağıttıklarına şahit olur.
Acı biber tableti doshalardaki bir rahatsızlık derhal bedendeki meni miktarım etkiler (ojas, 6. Bölüme bakınız) ve atık maddelerin (dışkı, idrar, ter ve mukus) bedenden atılmasında sorun yaşanır. Meni miktarındaki dengesizlik ve atık maddelerin bedenden atılmaması, hastalıkların ve rahatsızlıkların en önemli iki nedenidir. Dengeli bir organizmaya sahip olmak isteyen herkes, öncelikle, insan sistemini düzenleyen, geliştiren ve koruyan doshaların önemini anlamalıdır. Bu üçü insanın hem en iyi dostu hem de en belalı düşmanıdır. Dengeli ve uyumlu olduklarında sağlık getiren doshalar, dengesiz ve uyumsuz oldukları zaman ise insanın başına bir sürü hastalık çıkartırlar.
Meksika biberi hastalıklara neden olan organizmaların çoğu insanın kan dolaşımında mevcuttur. Ama herkes hasta olmaz. Sistemin dengesi bozulduğunda beden kimyası değişir ve doğal antibiyotik savunma mekanizması zayıflar, işte hastalıklar bu zamanlarda baş gösterir. Beden kimyasının dengesindeki bozulmalar, sadece bu üç doshanın akışında aksamalar olduğunda görülür. Rüzgar: Vayu bedendeki taşıyıcıdır ve iyi bir mesaj taşıyıcıdır.
Meksika biberi bu kanaat bazen doğru olsa da, bağımlılarının çoğu sadece bir ya da iki maddeye bağımlıdırlar. Her bağımlının kullanmak istemediği maddeler vardır ve bunları deneseler bile kullanmaya devam etmezler. Bu durum her bir maddenin kişinin beyin kimyasıyla nasıl “eşleştiğiyle” de ilgilidir. Her maddenin beyinde etkilediği alan farklı olduğu için genellikle birbirine yakın alanları etkileyen maddeler bir arada kullanılır. “Bağımlılar ilaçla tedavi edilemezler.”
Biber hapı bağımlılığın tedavisi kullanılan maddeden vücudun arındırılması ile başlar. Bu dönemde hastanın krize girmeyip yoksunluk dönemini rahat atlatması için ilaç desteğine ihtiyaç olabilir. Arınma döneminden sonra ise madde kullanımını bırakmış olan kişilerin bu maddeye duydukları isteği daha da kısmak için yeni ilaçlar geliştirilmektedir. Bu ilaçlar, bağımlıların eski alışkanlıklara geri dönme ihtimalini azaltırken var olan davranış terapilerinin de etkinliğini artırıyor.
Acı biber tableti “Bağımlılık davranışsal olarak tedavi edilebiliyorsa o halde bu bir davranış sorunudur.” Yeni yapılan beyin çalışmaları davranış tedavilerinin de ilaçlar gibi beyin fonksiyonlarını benzer biçimde değiştirdiğini göstermektedir. Ancak yine de ilaç tedavilerinin etkinliği daha fazladır. Bu yüzden ancak bağımlılık sorunu çok ileri düzeyde değilse tek başına davranış tedavileri yeterli olabilir. “Alkolikler sadece Adsız Alkolik (AA) toplantılarına katılarak bile içmeyi bırakıyorlar. O halde beyinlerinde bir hastalık olamaz.”
Meksika biber hapı gözlemlerinin ardından Pasteur, yüksek sıcaklık, oksijen ve kimyasal çevresel koşullara maruz kalmasıyla, patojen etkilerin azaltılabileceği fikrini öne sürmüştür. Şarbon ve kuduz hastalığı üzerine yaptığı bir dizi çalışmayla da bu hipotezini doğrulamıştır. Jura kasabasında yaşayan Pasteur, burada birçok insanın kuduz farelerin onları ısırmasının ardından korkunç bir şekilde öldüklerine şahit olmuştur. Bu olay, onu kuduz hastalığını araştırmaya itmişti.
Biber kapsülü bu hastalığa neden olan etkeni, bu virüs sadece elektron mikroskoplarıyla görülebildiğinden bulamamıştı. Buna rağmen, kuduz tarafından hasara urayan bir omurilik dokusunu tavşanların beynine enjekte ederek bu hastalığa karşı aşı geliştirmeyi başardı. Köpekler üstünde yaptığı sayısız kuduz aşısı denemesinden sonra, kuduz aşısını ilk defa, kuduz bir köpek tarafından on beş kere ısırılan ve annesi tarafından ona getirilen 9 yaşındaki Joseph Meister adlı çocuk üzerinde denemiştir. 6 Haziran 1885 tarihinde yapmaya başladığı, virüs içeren oldukça yoğun 14 adet aşıyı çocuğa yapmaya başladı. “Bu aşılar işe yaramaz” diye ya da “aşıların kendisi bu delikanlıyı öldürebilir” endişesiyle uyumadı.
Acı biber diyeti bu endişe dolu bekleyişin ardından Joseph Meister iyileşti ve daha sonra, Pasteur Enstitüsü’nde güvenlik görevlisi olarak, Pasteur’a duyduğu minnettarlığı dile getirdi. Bundan elli yıl sonra, Naziler Fransa’yı işgal ettiğinde, oranın güvenliğinden sorumlu en üst kişi olan Joseph’e gelip Pasteur’un gizli çalışmalarını istediler; o ise mezarında yatan Pasteur’a ihanet etmektense kendini öldürmeyi tercih etti.
